Hangi Hastalıklar Hamileliğe Engel?

Kronik hastalıklar, bağışıklık sistemi hastalıkları ve hormonal bozukluklar hamileliği engelleyebilir. Polikistik over sendromu (PCOS), endometriozis ve tiroit hastalıkları gibi durumlar, hamile kalma sürecini zorlaştırabilir. Ayrıca, kontrol edilmemiş diyabet, lupus gibi otoimmün hastalıklar ve rahim anomalileri de hamileliği engelleyebilecek durumlardır.

Hangi Hastalıklar Hamileliğe Engel? Diğer İçerikler

Bu işlem esnasında herhangi bir yer kesilmez veya dikiş atılmaz. Tıbbi metodda hastaya çeşitli ilaçlar verilir ve gebeliğin düşükle sonlanması amaçlanır, ancak bu yöntemde rahim içinde fetüs ve eklerine ait yapılar kalabilir, içeride zarlar kaldığı taktirde kürtaj yapılması gerekebilir. Kürtaj da dikiş atılır mı?
Polikistik over sendromu (PCOS) olan kadınlar, endometriozis veya fallop tüplerinde tıkanıklık yaşayanlar hamile kalma konusunda daha fazla zorluk yaşayabilir. İleri yaştaki kadınlar (35 yaş üstü), hormon düzeyleri düşen ve yumurtalık rezervi azalan kadınlar da hamile kalmakta zorlanabilir. Ayrıca, stres, aşırı kilo, aşırı zayıflık, sigara kullanımı ve aşırı alkol tüketimi de hamile kalmayı zorlaştıran diğer faktörlerdir.
Erkek bebek belirtileri olarak bilinen halk inanışları hamileliğin ilk aylarında ortaya çıkabilir. Ancak bu belirtilerin bilimsel bir dayanağı yoktur. Bebeğin cinsiyeti döllenme anında belirlenir ve kesin cinsiyet bilgisi ancak ultrason veya genetik testlerle öğrenilebilir.
Riskli gebelikler, anne veya bebeğin sağlığını tehdit eden komplikasyonlar içeren gebeliklerdir. Yaşı 35’in üzerinde olan anne adayları, önceki hamileliklerinde komplikasyon yaşayanlar, yüksek tansiyon, diyabet, kalp hastalığı veya böbrek sorunları gibi kronik hastalıklara sahip olanlar riskli grupta yer alabilir. Ayrıca, çoğul gebelikler (ikiz, üçüz), erken doğum riski olanlar ve rahim anomalisi olanlar da riskli gebelik sınıfına girer. Genetik hastalık taşıyan veya geçmişte düşük yapmış olan anneler de dikkatle izlenmelidir.
Bebek yapmayı planlayan çiftler öncelikle sağlık kontrollerini yaptırmalıdır. Kadın doğurganlık dönemi olan yumurtlama zamanını takip edebilir, erkek ise sperm kalitesini artırmak için sağlıklı yaşam tarzına dikkat etmelidir. Çiftlerin düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye girmesi, sigara ve alkolden uzak durması ve stresten kaçınması hamilelik şansını artıracaktır.
Bebeğin hangi tarafta yer aldığı, cinsiyetle ilgili değildir. Anne karnındaki bebek, rahimde gelişim sürecinde sürekli hareket eder ve farklı pozisyonlar alabilir. Bebeğin sağ ya da sol tarafta olması cinsiyeti belirlemez.
Birçok kadın, jinekolog randevusundan önce tüylenme veya vücut kılları konusunda endişe duyar. Ancak, kadın doğum doktorları bu durumla her gün karşılaşır ve vücut kıllarınız doktorun sağlığınızı değerlendirmesi için önemli bir engel oluşturmaz. Doktorlar için en önemli şey, sağlık durumunuzu en iyi şekilde analiz edebilmektir. Tıraş veya epilasyon yapmadan gitmek normaldir ve sağlık açısından bir sorun yaratmaz. Rahat olmak ve sağlığınızı ön plana almak her zaman daha önemlidir.