Kürtaj (Küretaj) Nedir?

Tanım: Kürtaj, tıbbi adıyla “dilatasyon ve küretaj (D&C)”, gebeliğin rahim içinden cerrahi ya da medikal yöntemlerle sonlandırılması işlemidir. Kadın hastalıkları ve doğum pratiğinde hem tanı hem tedavi amaçlı olarak uygulanabilir.Tıbbi Gerekçeler: Düşük sonrası rahimde doku kalması, aşırı kanama, gebelik kesesinin gelişmemesi veya sağlıksız embriyo varlığı gibi durumlarda yapılabilir.Yasal Dayanak: Türkiye Cumhuriyeti’nde 1983 tarihli ve 2827 sayılı Nüfus Planlaması Hakkında Kanun uyarınca, isteğe bağlı gebelik sonlandırma işlemi, gebeliğin 10. haftasına kadar yalnızca kadının rızasıyla yapılabilir. Evli kadınlarda ayrıca eşin rızası da aranır.Etik ve Hukuki Çerçeve: Yasal sınırlar dışında yapılan kürtaj işlemleri, Türk Ceza Kanunu’nun 99. ve 100. maddeleri kapsamında suç sayılır. Bu nedenle işlemin yalnızca yetkili hekimler tarafından, ruhsatlı sağlık kuruluşlarında yapılması zorunludur.

Kürtaj (Küretaj) Nedir? Diğer İçerikler

Bu konuda da çok fazla şikayet var ise doktora danışmakta fayda var. Kürtajdan sonra her ne kadar hastanede yatılmasa da hastaların yani kürtaj olan kişilerin 1 hafta 10 gün kadar dinlenmeleri, çok zor iş ve işlemleri yapmamaları önerilir. Kürtaj işleminden sonra pansumana gerek yoktur. Kürtaj sonrası hastanede ne kadar kalınır?
Eski zamanlarda bebeğin cinsiyeti karın şekline, annenin beslenme alışkanlıklarına, cilt değişikliklerine ve diğer fiziksel belirtilere dayanarak tahmin edilmeye çalışılırdı. Ancak bu tahminler genellikle doğru çıkmazdı ve bilimsel dayanağı yoktu. Modern tıpta ultrason ve genetik testler sayesinde bebeğin cinsiyeti güvenilir şekilde belirlenebilir.
Çocuk sahibi olamayan çiftler için hem kadın hem de erkek tarafına yönelik testler yapılmalıdır. Kadınlarda hormon testleri, yumurtlama takibi, rahim filmi ve ultrason incelemesi yapılırken, erkeklerde sperm analizi yapılır. Kadınlarda fallop tüplerinin açıklığını kontrol etmek için HSG testi yapılır. Erkeklerde ise sperm hareketliliği ve sayısını değerlendiren semen analizi yapılır.
Bebeğin hareketliliği cinsiyete bağlı değildir. Hem kız hem de erkek bebekler anne karnında farklı zamanlarda ve farklı hızlarda hareket edebilir. Hareketlerin yoğunluğu ve sıklığı bebeğin sağlığı ile daha çok ilişkilidir, cinsiyetle değil.
Kronik hastalıklar, bağışıklık sistemi hastalıkları ve hormonal bozukluklar hamileliği engelleyebilir. Polikistik over sendromu (PCOS), endometriozis ve tiroit hastalıkları gibi durumlar, hamile kalma sürecini zorlaştırabilir. Ayrıca, kontrol edilmemiş diyabet, lupus gibi otoimmün hastalıklar ve rahim anomalileri de hamileliği engelleyebilecek durumlardır.
Hamile kalamayan kadınlar için birçok test yapılabilir. Hormon testleri, yumurtlama problemlerini belirlemek için önemli bir adımdır. Ayrıca, rahim ve yumurtalıkların durumu ultrason ile kontrol edilebilir. Histerosalpingografi (HSG) adı verilen bir testle fallop tüplerinin açık olup olmadığı kontrol edilir. Yumurtalık rezerv testi, kadının yumurtalıklarında yeterli sayıda sağlıklı yumurta olup olmadığını gösterir.
Bebeğin hangi tarafta yer aldığı, cinsiyetle ilgili değildir. Anne karnındaki bebek, rahimde gelişim sürecinde sürekli hareket eder ve farklı pozisyonlar alabilir. Bebeğin sağ ya da sol tarafta olması cinsiyeti belirlemez.