Kürtaja Gelirken Bilinmesi Gerekenler ve Dikkat Etmeniz Gereken Bilgiler

İşlem öncesi gebelik haftasının ultrasonla doğrulanması zorunludur.Hasta, kimlik belgesiyle birlikte gelmeli ve işlem öncesi bilgilendirilmiş onam formunu imzalamalıdır.Eğer kadın evliyse, eş rızası yazılı olarak alınmalıdır (2827 sayılı Kanun).Anestezi tercihine göre işlem öncesinde 4–6 saat aç kalınması gerekebilir.Kürtaj işlemi öncesinde kullanılan ilaçlar, mevcut hastalıklar ve alerjiler mutlaka doktora bildirilmelidir.Antalya’da faaliyet gösteren merkezlerde hastalar, genellikle aynı gün taburcu edilir ve gerekli ilaçlar kendilerine verilir.

Kürtaja Gelirken Bilinmesi Gerekenler ve Dikkat Etmeniz Gereken Bilgiler Diğer İçerikler

Özel hastaneler, kürtaj işlemi için sigortadan yararlanmaz bu nedenle tam ücret ödemeniz gerekir. Devlet hastanelerinde böyle bir şey yoktur. SGK kürtajınızın bir kısmını karşılamaktadır, aynı zamanda hastanenin acil kısmından giriş yaparak kürtaj olunmuş ise herhangi bir ücret ödenmemektedir. Devlette kürtaj paralı mı?
Kadın doğum doktorları, pelvik muayene, Pap smear, ultrason, kan testleri ve idrar testleri gibi çeşitli testler yaparlar. Kan testleri genellikle hormon düzeylerini, hamilelik durumunu ve enfeksiyonları kontrol etmek için kullanılır. İdrar testleri ise hamilelik ya da idrar yolu enfeksiyonları gibi sorunları tespit etmekte kullanılır. Ultrason, rahim ve yumurtalıkların görüntülenmesi için sıklıkla tercih edilen bir yöntemdir. Hormon testleri, özellikle hamilelik ya da menopoz gibi durumları değerlendirmek için yapılır.
Öncelikle kürtaj yaptırmak isteyen kişinin gebelik süreci 10 haftayı yani 2,5 ayı geçmiş ise ve herhangi bir sağlık sorunu yok ise yasal olarak kürtaj yaptırmasına izin verilmemektedir. Bu durum dışında 18 yaşından küçük olan kişilerin kürtaj isteği kendisine bırakılmadan ailelerinin onayı alınarak yapılmaktadır. Kürtaj kimlere yapılmaz?
Hamile kalmayı önlemek için spesifik bir yiyecek bulunmamakla birlikte, bazı bitkisel ürünler adet düzenleyici ve doğurganlığı artırıcı etkilerden uzak durmak isteyenler için önerilmeyebilir. Ancak genel olarak sağlıklı ve dengeli beslenme, doğurganlık üzerinde olumlu bir etkiye sahip olabilir. Yüksek oranda işlenmiş gıdalar ve aşırı şeker tüketimi hormon dengesizliklerine yol açabilir ve hamile kalma şansını azaltabilir.
Hamile kalmayı kolaylaştıran faktörler arasında düzenli yumurtlama, sağlıklı bir rahim ve iyi sperm kalitesi bulunur. Ayrıca, sağlıklı bir diyet, stresten uzak durmak, ideal kiloda olmak ve sigara ile alkolden kaçınmak doğurganlık sürecini olumlu etkileyebilir. Yumurtlama döneminin doğru takip edilmesi ve o dönemde cinsel ilişkiye girilmesi de hamile kalma şansını artırır.
Kadınların çocuğu olmamasına neden olabilecek birçok tıbbi durum vardır. Polikistik over sendromu (PCOS), endometriozis, fallop tüplerinin tıkanması, rahim anomalileri gibi durumlar hamile kalmayı zorlaştırabilir. Ayrıca, hormonal dengesizlikler, tiroit problemleri, erken menopoz ve yumurtalık rezervinin tükenmesi de çocuk sahibi olmayı engelleyebilir. Kronik hastalıklar ve bazı otoimmün hastalıklar da doğurganlığı etkileyebilir.
Riskli gebelikler, anne veya bebeğin sağlığını tehdit eden komplikasyonlar içeren gebeliklerdir. Yaşı 35’in üzerinde olan anne adayları, önceki hamileliklerinde komplikasyon yaşayanlar, yüksek tansiyon, diyabet, kalp hastalığı veya böbrek sorunları gibi kronik hastalıklara sahip olanlar riskli grupta yer alabilir. Ayrıca, çoğul gebelikler (ikiz, üçüz), erken doğum riski olanlar ve rahim anomalisi olanlar da riskli gebelik sınıfına girer. Genetik hastalık taşıyan veya geçmişte düşük yapmış olan anneler de dikkatle izlenmelidir.