Kürtajın riskleri nelerdir?

Gebelik haftası ilerledikçe kürtaja bağlı her türlü risk artmaktadır. Yapısal olarak rahim anomalisi olan hastalarda (rahimde perde veya çift rahim gibi) risk bir miktar daha yüksektir. Missedabortus denilen rahimde bebeğin kalp atımının durduğu vakalarda da kürtaj riski canlı bebekte olduğundan biraz daha yüksektir. Kürtajın riskleri nelerdir?

Kürtajın riskleri nelerdir? Diğer İçerikler

Çocuk sahibi olamayan çiftler için hem kadın hem de erkek tarafına yönelik testler yapılmalıdır. Kadınlarda hormon testleri, yumurtlama takibi, rahim filmi ve ultrason incelemesi yapılırken, erkeklerde sperm analizi yapılır. Kadınlarda fallop tüplerinin açıklığını kontrol etmek için HSG testi yapılır. Erkeklerde ise sperm hareketliliği ve sayısını değerlendiren semen analizi yapılır.
Bölgesel Hizmet: Antalya ilinde kürtaj işlemleri, özel klinikler, hastaneler ve kadın hastalıkları uzmanı muayenehanelerinde yapılmaktadır. Tüm işlemler Sağlık Bakanlığı mevzuatına uygun olarak yürütülür.Hasta Hakları: Antalya’da hizmet veren merkezler, Hasta Hakları Yönetmeliği uyarınca kişisel gizlilik, mahremiyet ve bilgilendirilmiş onam esaslarını gözetmekle yükümlüdür.Yasal Uygulama Sınırı: Antalya’da olduğu gibi Türkiye genelinde de 10 haftayı geçen gebeliklerin isteğe bağlı sonlandırılması yasaktır. Ancak annenin hayatını tehdit eden tıbbi zorunluluk durumlarında, uzman hekim raporuyla...
Erkek bebek kasık ağrısına neden olmaz. Kasık ağrıları genellikle rahmin büyümesi, ligamentlerin gerilmesi ve vücudun hamileliğe uyum sağlaması nedeniyle ortaya çıkar. Bebeğin cinsiyeti ile kasık ağrısı arasında bilimsel bir bağlantı yoktur.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre isteğe bağlı kürtaj, gebeliğin 10. haftasına kadar yapılabilir.Bu düzenleme, 2827 sayılı Nüfus Planlaması Hakkında Kanun’un 5. maddesi uyarınca geçerlidir.Kadın evli ise, eşinin yazılı onayı gerekir; bekâr kadınlarda yalnızca kendi rızası yeterlidir.haftadan sonraki kürtajlar, yalnızca tıbbi zorunluluk durumlarında (anne hayatı tehlikesi, fetal anomaliler vb.) yapılabilir ve en az iki uzman hekim raporu gerektirir.Bu sınırın üzerindeki işlemler, Türk Ceza Kanunu’nun 99. ve 100. maddeleri kapsamında cezai yaptırıma tabidir.