Metal Küret ile Kürtaj Antalya

Metal küret yöntemi, rahim iç zarının kazınarak alınması esasına dayanır.Eskiden sık kullanılan bu yöntem, günümüzde yerini vakumlu kürtaja bırakmıştır.Ancak bazı tanısal durumlarda hâlâ metal küret ile işlem yapılabilir.Antalya’daki özel merkezlerde bu tür işlemler steril şartlarda, tecrübeli hekimlerce uygulanır.Metal küretaj, tıbbi endikasyon dışında tercih edilmemelidir; aksi hâlde rahim duvarında yapışıklık (Asherman Sendromu) riski oluşabilir.

Metal Küret ile Kürtaj Antalya Diğer İçerikler

Cinsel ilişkiden sonra hamile kalma şansını artırmak için, kadınların sırt üstü yatması ve yaklaşık 15-20 dakika kadar yatak pozisyonunda kalması önerilebilir. Bu, spermlerin yumurtaya ulaşma şansını artırabilir. Ancak, bu durum kesin bir yöntem değildir. Yumurtlama döneminde cinsel ilişkiye girilmesi ve düzenli cinsel ilişki hamile kalma şansını en çok etkileyen faktörlerdir.
Akıntı, kaşıntı ve koku: Kürtaj sonrasında nadiren görülen şikayetlerdir. Kürtaj işlemi sırısın vajinanın ve rahim ağzının antiseptik solüsyonla temizlenmesi vajina florasını bozabilir ve akıntıya (vajinit) neden olabilir. Bu durumda hasta sarı, yeşil, kahverengi, kötü kokulu akıntıdan ve bazen kaşıntıdan şikayet eder. Kürtajdan sonra kahverengi akıntı neden olur?
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre, 18 yaşından küçük bireyler kendi rızalarıyla kürtaj yaptıramaz.15–18 yaş arası bireylerde ebeveyn veya yasal vasinin izni, ayrıca Cumhuriyet Savcılığı’na bildirim zorunludur.15 yaş altı bireylerde gebelik, TCK m. 103 kapsamında “çocuk istismarı” sayıldığından adli süreç başlatılır.18 yaşını doldurmuş bireyler, kendi kararlarıyla yasal süre (10 hafta) içinde kürtaj yaptırabilir.
Kürtajdan 1 hafta sonrasında ultrasonografi ile rahim kontrol edilir. Kürtaj sonrası genelde 2-3 gün adet kanamasına benzeyen kanamalar görülebilir. Kanama olmaması da normaldir. Kürtaj sonrası kanama olmaması normal mi?
Riskli gebelikler, anne veya bebeğin sağlığını tehdit eden komplikasyonlar içeren gebeliklerdir. Yaşı 35’in üzerinde olan anne adayları, önceki hamileliklerinde komplikasyon yaşayanlar, yüksek tansiyon, diyabet, kalp hastalığı veya böbrek sorunları gibi kronik hastalıklara sahip olanlar riskli grupta yer alabilir. Ayrıca, çoğul gebelikler (ikiz, üçüz), erken doğum riski olanlar ve rahim anomalisi olanlar da riskli gebelik sınıfına girer. Genetik hastalık taşıyan veya geçmişte düşük yapmış olan anneler de dikkatle izlenmelidir.
Hamile kalmayı önlemek için spesifik bir yiyecek bulunmamakla birlikte, bazı bitkisel ürünler adet düzenleyici ve doğurganlığı artırıcı etkilerden uzak durmak isteyenler için önerilmeyebilir. Ancak genel olarak sağlıklı ve dengeli beslenme, doğurganlık üzerinde olumlu bir etkiye sahip olabilir. Yüksek oranda işlenmiş gıdalar ve aşırı şeker tüketimi hormon dengesizliklerine yol açabilir ve hamile kalma şansını azaltabilir.
Bebeğin cinsiyetini kesin olarak öğrenmenin en güvenilir yolu ultrason muayenesidir. Genellikle gebeliğin 16-20. haftaları arasında bebeğin cinsiyeti ultrason ile belirlenebilir. Bebeğin cinsiyeti kromozomlarına bağlı olarak döllenme anında belirlenir, ancak dış genital organların gelişimi daha sonraki haftalarda görülebilir.