Terapotik Kürtaj: Anne adayında, gebeliğin risk oluşturduğu mevcut ciddi hastalık durumunda, gebeliğinde kullanmaması gereken fetüs için zararlı ilaç kullanması zorunlu durumlarda uygulanan kürtaj işlemidir. Terapötik küretaj nedir ne demek?
Doğurganlığı olumsuz etkileyen birçok faktör vardır. Hormonal bozukluklar, düzensiz adet döngüsü, rahim ve yumurtalık problemleri, fallop tüplerinin tıkanıklığı, aşırı kilo veya aşırı zayıflık, sigara ve alkol kullanımı çocuk sahibi olmayı engelleyebilir. Ayrıca, stres, kötü beslenme, genetik faktörler ve cinsel yolla bulaşan hastalıklar da hamile kalmayı zorlaştırabilir.
Erkek bebeklerin sivilceye neden olduğuna dair bir bilimsel kanıt yoktur. Hamilelik sırasında artan hormonlar cilt değişikliklerine neden olabilir ve bu hem kız hem de erkek bebeklerde görülebilir. Cildin yağlı olması ve sivilce çıkması hormonlardaki dalgalanmalara bağlıdır, bebeğin cinsiyeti ile ilgili değildir.
Ateşli hastalık, aktif enfeksiyon veya pelvik iltihap varlığında işlem ertelenebilir.Ağır kansızlık, kalp hastalığı veya pıhtılaşma bozuklukları olan hastalarda ön hazırlık gerekebilir.Gebelik kesesinin rahim dışında (ektopik gebelik) olması durumunda kürtaj yapılmaz, farklı bir tedavi uygulanır.Yetersiz ultrason bulgusu nedeniyle gebelik rahim içinde doğrulanmadıysa işlem ileri bir tarihe bırakılabilir.
Kadınların doğurganlığı yaşla birlikte azalır ve özellikle 35 yaşından sonra belirgin bir düşüş yaşanır. 40 yaşından sonra doğurganlık daha da azalır ve 45 yaşından sonra hamile kalma olasılığı oldukça düşük olur. Menopoz dönemi genellikle 45-55 yaşları arasında başlar ve bu dönemde yumurtlama sona erdiği için doğal yollarla hamile kalmak mümkün değildir. Ancak, ileri yaşlarda tüp bebek gibi yardımcı üreme teknikleriyle hamile kalma şansı artırılabilir.
D vitamini, folik asit, B12 vitamini ve demir eksikliği, doğurganlık üzerinde olumsuz etkiler yapabilir. D vitamini eksikliği hormon dengesizliklerine yol açabilirken, folik asit eksikliği, hamile kalma şansını azaltabilir. B12 vitamini eksikliği, yumurtlamayı ve sperm kalitesini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, demir eksikliği anemisi olan kadınlar da doğurganlık konusunda zorluklar yaşayabilir.
Çocuk sahibi olamayan çiftler için hem kadın hem de erkek tarafına yönelik testler yapılmalıdır. Kadınlarda hormon testleri, yumurtlama takibi, rahim filmi ve ultrason incelemesi yapılırken, erkeklerde sperm analizi yapılır. Kadınlarda fallop tüplerinin açıklığını kontrol etmek için HSG testi yapılır. Erkeklerde ise sperm hareketliliği ve sayısını değerlendiren semen analizi yapılır.
Bol su içmek genel sağlık için faydalıdır ve doğurganlık sürecine de olumlu katkı sağlayabilir. Yeterli su içmek, vücudun detoksifikasyonunu sağlar, hormon dengesini destekler ve rahim sıvılarının sağlıklı kalmasına yardımcı olur. Ayrıca, yumurtlama döneminde vücutta üretilen servikal mukusun kalitesini artırarak spermlerin yumurtaya ulaşma şansını artırabilir.